Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum! (3. Bölüm)

Ah Bu Töreler! Yengemi Şimdi Ben Sikiyorum! (3. Bölüm) (Osman 30 Y., Konya / Türkiye)

Evlenmiştim ama balayına çıkamıyordum. Karımı alıp bir yerlere gitmek, tatil yapmak istiyordum. Ama küçük kızı Esra’nın okulu vardı. Karım işe gideceğimi bildiğinden erkenden kalkmış, kahvaltıyı hazırlamıştı. Banyoya girip aceleyle yıkandım. Giyinip mutfağa geçtim. Küçük kızı kahvaltı yapıyordu. Annelerinin benimle evlenmesine tepki göstermemişlerdi. Bunda geleneklerine çok bağlı bir kadın olan annelerinin büyük payı vardı. Zaten karımla uzaktan akrabaydık. Karım Esra’ya, “Ablan nerde? Git çağır, uyandır!” deyince, “Bırak kızı yatsın!” dedim. “Sana ayıp olmasın diye söyledim ben!” deyince, “Yok canım, ne ayıbı!” dedim. Özge’yi gecenin bir yarısı parmaklarımla siktiğimden haberi yoktu annesinin.

Halen uykum vardı. O gün iş yerinde akşamı zor ettim. Akşam kapıyı karım açtı. Onu yanaklarından öptüm. “Hoş geldin!” diyerek terliklerimi uzattı. Salona geçince Özge ile karşılaştım. Dün geceden beri ilk defa görüyordum. Uzun koyu mavi bir eteği ve aynı renk türbanı vardı. Beyaz bluzunun altından sutyeni belli oluyordu. Annesi, “Kızım git içerde üstüne bir şey giy!” diyerek adeta onu kovdu. Kızlar annelerinden çok korkuyor, ona karşı ses çıkaramıyorlardı. Özge hiç itiraz etmeden içeriye geçti. Biraz sonra üzerine bir yelek giymiş olarak döndü.

Karım güzel yemek yapıyordu. Hep birlikte yemeğimizi yedik. Karım bana hizmette kusur etmemeye çalışıyor, etrafımda pervane gibi dönüyordu. Sonunda dayanamadım ve “Sen otur yanıma, kızlarına söyle onlar yapsın. Kocaman kız ikisi de!” dedim. Karım, “Ne bileyim, alışkanlık işte!” dedi. Israr edince yanıma oturdu. Özge ile Esra yemekten sonra çay ve meyve getirdiler. Özge’nin bakışları sanki bana mesaj veriyor gibiydi. Karıma, “Özge bütün gün evde oturuyor, benim işlerime yardımcı olacak birine ihtiyacım var. Hepsine yetişemiyorum. Benim yanımda çalışsın. Hem bir şeyler öğrenir, hem de para kazanır!” dedim. Karım, “Babası çalışmasını istemezdi. Sen niye böyle istiyorsun?” deyince, “Çalışmayıp da ne yapacak? Akşama kadar seninle kız. Bırak bir şeyler öğrensin!” dedim. Sonra Özge’ye, “İster misin?” diye sorunca, “Evet, çok isterim!” dedi. Böylelikle Özge bundan sonra yanımda çalışacaktı. Ve onu sikmek için fırsat elime geçmişti.

Gece karımla yatak odamıza geçince küçük bir gece lambasını aşağıdaki prize taktım ve karımı, üstündekilerini çıkartmadan, yatağa uzandırdım. Ben tamamen soyunup çıplak kalınca gömleğinin düğmelerini yavaş yavaş açtım. Altında atleti vardı, onun da altına sutyen giymişti. Koltuk altlarından hafif bir ter kokusu geliyordu. Atletini yukarı sıyırıp, sutyeni gözükünce, sutyenin üzerinden memelerini öpmeye başladım. Sutyeni aşağı sıyırıp meme uçlarını çıkardım ve onları emmeye, ısırmaya, yalamaya başladım. Karım inlemeye başlamıştı. Eliyle başımı okşuyordu. Elimi basma eteğinin altına soktum. Dizlerine gelen paçalı bir külot giymişti, ama külotu kalçalarını sıkıyordu. Lastiğinden tutarak onu sıyırdım. Elimi amına attığım zaman amı çoktan sulanmıştı. Parmaklarımı sokup çıkartmaya başladım. Karım sessizce soluk alıp veriyor, hafif hafif inliyordu. Amının içindeki elim vıcık vıcık olmuştu. Dudaklarını, memelerini emdikçe yarağım kazık gibi oldu.

Daha fazla dayanamadım, karımı tamamen soydum. Bu gece onu sessizce sikmeye niyetim yoktu. Gerdek gecesindeki gibi bağırtmak istiyordum. Bacaklarını omzuma attım. Alttan amına yarağımı sokunca derin bir inleme sesi çıkardı. Belinden tutarak amına sokup çıkarmaya başladım. Karım yatağın kenarlarından tutmuştu. Yarak darbelerimle memeleri löpür löpür sallanıyordu. Daha fazla ve daha güçlü pompalamaya başlayınca yatak gıcırdamaya başladı yine.

“Ah, yapma, yavaş ol kurban olayım, ah, çocuklar uyanacak!” dedikçe, ben durmak bilmeden hızlı hızlı sikiyordum. Bir süre bu pozisyonda siktikten sonra amından çıktım. Sağ bacağını altıma alıp onu yan çevirdim. Sol ayağını dizlerinden kırarak kaldırdım ve alttan beliren amına sokmaya başladım. Karım bir taraftan aldığı zevkle inlerken, çocuklar uyanacak diye korkuyordu. Bu pozisyonda daha güçlü sikebiliyordum. Karım altımda inim inim inliyor, yatağın kenarından ve karyolanın demirinden tutunmuş destek almaya çalışıyordu.

Sol ayağını alıp bu sefer omzuma koydum ve ellerimle yatak başından tutunup destek aldım. Bir anda yüklenince, karım, “Ahh!” diye bir feryat kopardı. Yatak deli gibi sallanmaya başlamış, karım altımda acı çekiyordu. Her seferinde karyolanın demirlerinden tutunup kendimi öne doğru bastırıyordum, bu şekilde yarağım amına köküne kadar giriyordu. Yatağın sallandığını Özge’nin duymasını istiyor, başına gelecekleri öğrensin istiyordum. Yakın bir zamanda onu da böyle sikmek istiyordum çünkü.

Karım altımda iki büklüm olmuştu. Memeleri deli gibi sallanıyordu. Yüzünde zevk ve acı ile utanç vardı. Kızlarına karşı mahcup olduğunu düşünüyordu. İki çocuk annesi bir kadın olarak böylesine sikişmek, kocası tarafından sikilmek onun da hakkıydı, ama o sürekli çocuklarına ayıp oluyor diye düşünüyordu.

Kafamın içi böyle düşüncelerle dolu iken bir anda patladım ve döllerimi karımın amına akıttım. Amında gidip gelmeye bir süre daha devam ettim. Amından çıkıp omzumdaki bacağını indirince, karım, “Ah, anam anam, ah!” diye söylendi bir süre. Yataktan kalkıp belini tuttu. Yatağın altındaki külotunu alıp giydi, üzerine de geceliğini giyip yatağa girdi yeniden. Ben de külotumu giymiştim o sıra. Göğsüme uzanıp beni göğsümden öptü, kulağıma, “Çocuklar duymamıştır değil mi?” diye sorunca, onu teskin etmek için, “Yok canım, duymamışlardır!” dedim. Sonra da, “Hem duysalar ne olacak? Sen benim helalim değil misin?” dedim. Gülerek, “Evet, öyleyim! Sen de benim helalimsin!” dedi. Onu alnından öptüm. Karım beş dakika sonra horlamaya başlamıştı. Sikiştikten sonra böyle uykusu geliyordu. Ama benim de gelmişti uykum. Kendime daha fazla hakim olamadım ve derin bir uykuya daldım.

Sabah beni karım uyandırdı. Uyku iyi gelmiş, kendimi zinde hissediyordum. Karım, “Kızlar kahvaltı yapıyor, sen geç banyoya!” deyince, elimi eteğinin üzerinden götünde dolaştırdım ve “Sen de gel, beraber yıkanalım!” dedim. “Olmaz, siz gidince yıkanırım ben!” dedi. Banyoya girip duşu açtım. Sıcak suyun altında epey kalıp kendime geldim. Banyodan sonra karım, “Birşeyler ye, öyle çıkarsın.” dedi, ama çok aç değildim. Kızlarla beraber çıktık. Özge uzun ceviz yeşili bir etek giymiş, başını da aynı renk bir türbanla bağlamıştı. Üzerine de dar bir pembe gömlek giymiş, ayağında yüksek topuklu bir ayakkabı vardı. Özge ön koltuğa, Esra arka koltuğa geçti. Esra’yı okula bıraktıktan sonra işyerime geldik.

Gıda toptancılığı işi yapıyordum. Benden başka 5 kişi vardı ve hepsi erkekti. Çoğu da bizim uzak yakın akrabalardı. Kaç zamandır telefonlara bakacak, işleri düzene sokacak bir eleman arıyordum. Deneyimli olmasına gerek yoktu. Özge bu işi kolayca yapabilirdi. İlk defa çalışacağı için çok heyecanlıydı. Kendisine ne yapması gerektiğini anlattım. İlk gün onun açısından güzel geçmişti. İş biraz hareketliydi. Telefon trafiği çok oluyordu özellikle. Akşam eve dönerken arabada koltukta uyuya kaldı. İlk kez çalıştığından bu kadar hareket onu yormuştu. Akşam yemekten sonra biraz bizimle oturduktan sonra, “Benim çok uykum var.” diyerek odasına geçti.

Gece odamıza çekildiğimiz zaman karımla yine güzel bir sikiş yaşadık. Karıma, “Hiç 69 yaptın mı?” diye sorunca, “O nedir?” diye cevap verdi. Bu cevabına çok güldüm. Onu tamamen soydum ve ben de soyundum. Alta uzandım ve onu 69 pozisyonunda üzerime çıkarttım. Kalkık yarağım yüzüne bakıyordu, onun beyaz ve tombul göt yanaklarının arasındaki etli ve sulu amcığı ise benim yüzümdeydi. Bana, “Ben ne yapacağım?” deyince, ona, “Yarağımı yala!” dedim. Başını geriye atıp, “Tövbe tövbe! O ne demek?” deyince, ben onun amına dilimle yumuldum. Hafif bir inilti çıkardı. Dilimle amının içine giriyor, am dudaklarını emiyordum. Derken ben bir şey demeye kalmadan, o da yarağımı yalamaya başladı. Acemi olduğu belliydi. Yarağımın kafasını dudaklarının arasına almıştı. Ona, “Dilinle yala, dondurma gibi yala!” deyince bu sefer dilini çıkarıp dondurma gibi yalamaya başladı. Nasıl yapacağını bilmiyor ama kolayca öğreniyordu.

Göt yanaklarını iki yana iyice açmış, bir taraftan dilim amının içindeyken, parmaklarımla da amını ovalıyordum. Ama aklım sürekli kıllı göt deliğindeydi. Amcaoğlum acaba onu hiç götünden sikmiş miydi? Benim onu götünden sikmeme izin verir miydi? Kafamda bu düşünceler varken parmağımı göt deliğinin etrafında gezdirmeye başladım. Kıllı kara deliğin etrafı terlemişti ve hafiften osuruk kokusu gibi bir koku geliyordu. Deliğin ucundaki kıllar 1 – 1,5 cm kadar uzundu. Parmaklarımla kılları hafif hafif çekiyordum. Derken parmağımı yavaş yavaş deliğine sokmaya başladım. Özlem yarağımı deli gibi emiyor, yalıyordu ve o sırada götüne bir parmağın girdiğinden haberi yoktu. Orta parmağım yavaş yavaş deliğine girmişti, kızının ki kadar dar olmadığından, içinde daha rahat hareket edebiliyordum. Parmağım yarısına kadar girmişken, karım ani bir hareketle başını arkaya çevirip, “Aay, yapma, ah, yapma yapma, oradan olmaz!” demeye başladı. Ama ben sokmaya devam ediyordum. Ona, “Sen işini yap!” deyince, “Ay yapma, lütfen, çok günah!” dedi tekrar.

Annesi kızı kadar serbest değildi. Onu incitmek istemiyor, bu işi ileriki bir zamanda yapacağımı biliyordum. Karımı götünden sikmeden duramayacağımı anlamıştım. Parmağımı çıkarınca karım aynı şekilde yarağımı emmeye devam etti. Dilim amının içine girdikçe amı sulanıyor; dilim, ağzımın kenarları zevk suları ile ıslanıyordu. Belki bazılarına mide bulandırıcı gelebilir, ama ben bundan zevk alıyordum. Karımın etli amının suları beni daha çok azdırıyordu. Karım ise yarağımın kafasını diliyle, dudaklarıyla emiyor, yalıyordu. Gittikçe daha iyi yapmaya başlamıştı. Neredeyse ağzına boşalacaktım, “Tamam, bu kadar yeter!” diyerek göt yanaklarına şaplak attım. Beyaz ve tombul göt yanakları sütlaç gibi titremişti. Karım başını kaldırıp bana baktı ve “Tamam mı? Bitti mi?” deyince, “Daha yeni başlıyoruz!” dedim.

Ona üzerimde dönmesini söyledim. Ellerini başımın iki yanına koyarak dizlerinin üzerinde çökmüştü. Başını tutup kendime çektim ve dudaklarına yumuldum. Etli dudaklarını emmeye, ısırmaya başladım. Büyük ve sarkık memeleri göğsüme değdikçe daha çok arzuluyordum onu. Ellerimle göt yanaklarını avuçlamış, hamur gibi yoğuruyordum. O sırada ona, “Dizlerinin üzerinde hafifçe doğrul, götünü yukarı kaldır!” dedim. Dediklerimi aynen yapınca elimi yarağıma attım ve belimi hafifçe yukarı kaldırdım. Amını göremediğim için bir süre yarağımı öne arkaya, sağa sola tuttum ama sonunda amına girmeyi başardım.

Yarağımın kafası amına ilk girdiği anda, “Uff, ımm!” diye sesler çıkardı. Belimi daha çok yukarı kaldırınca yarağım daha çok içine girmişti. Ona, “Şimdi yavaş yavaş yarağımın üzerine otur!” dedim. Ben belimi indirdikçe o da dediğim gibi götünün üstüne oturur gibi yaptı. Dirseklerini yatağa dayamasını istedim ve onu belinden tutup biraz kendime çektim. Şimdi istediğim pozisyona gelmiştik. Alttan amına pompalamaya başlayınca, “Ay, uh, ıhh!” demeye başlamıştı bile. Belimi her seferinde kaldırıp indirdikçe yarağım bir piston gibi amına girip çıkıyordu. Göt yanaklarını deli gibi avuçlamıştım bu pozisyonda. Aldığım zevkle kendime engel olamayıp elimle götüne birkaç şaplak attım. Çıkan ses odanın içinde yankılanmıştı. İnlemeyle karışık, “Ay, ah, yapma, çocuklar duyacak!” deyince kendime geldim. Karım, “Hıh, hıh!” diye diye sürekli inlerken memeleri de göğsüme temas ediyordu. Bir süre bu şekilde onu siktikten sonra ona doğrulmasını söyledim.

Yavaş yavaş doğruldu ve yarağımın üzerinde oturur vaziyette kaldı. Yarağım taşaklarıma kadar karımın sıcacık amının içindeydi. Ona, “Sen kendin yavaş yavaş götünü kaldırıp indir!” dedim. Ellerini tuttum ve yarağımın üzerinde yaylanmaya, götünü kaldırıp indirmeye başladı. Bu şekilde ben enerji harcamıyordum. Aldığı zevkle hızlandıkça hızlandı. Başını tavana dikmiş, gözleri kapalı, “Hıh, hıh!” diye sayıklıyor, bu sırada memeleri aşağı yukarı sallanırken yataktan da ağır ağır gıcırdama sesleri geliyordu.

Bir süre sonra derin derin nefes alıp vermeye, hırıltılar çıkarmaya başladı ve bir anda kendini üzerime bıraktı. Boşaldığını anladım. Göğsüme yığılı halde başı yanıma düşmüştü. Kesik kesik sayıklıyor, inliyordu. Saçları yüzüme değdikçe sıcaklığını hissediyordum. Ben bu kez onu belinden tutup kendime çektim ve alttan amına yine pompalamaya başladım. Gittikçe hızlandım, hızlandıkça daha çok pompaladım. Kasıklarım göt yanaklarına, kalçalarına çarptıkça şiddetli sesler çıkıyordu. Sonunda ben de dayanamadım ve karımın amına döllerimi boşalttım. O şekilde bir süre amında kaldım.

Karım kendine gelir gibi olunca ona doğrulmasını söyledim. Dizlerinin üzerinde doğrulunca yarağımı amından çıkardım. Külçe gibi yanıma düştü ve uzandı. Gözleri sanki boş boş bakıyor gibiydi. Ona sarıldım. Boynunu, yüzünü öptüm. İkimizde su içinde kalmıştık. Karım 10-15 dakika sonra yataktan kalkıp kenardaki külotunu giydi, üzerine de geceliğini. Bana da giymem için külotumu verince yataktan kalkmadan giyindim. Daha sonra karı koca birbirimize sarılarak uyuduk…

[Osman]

Etiketlenmiş , , , , , , , , , , , , , , , , , , .Yer işareti koy permalink.

Yoruma kapalı.